Archive | News In Turkish

Fong’s Europe – Akıllı Alman Mühendisliği

AbdruckBenzersiz olması için tasarlandı: Fong’s Europe – Akıllı Alman Mühendisliği

Yeşilden daha yeşil veya etkili olmaktan daha verimli nasıl olunur? CHTC FONG`S GROUP’un Almanya’daki Schwäbisch Hall’deki ekibi ile son yenilikleri müşterilerinin faydaları için en iyi yeşil teknolojiyi yarattı.

FONG`S EUROPE GMBH, güçlü markaları FONG`S, THEN, GOLLER ve XORELLA ile Almanya imaaltı veya Çin menşeli yenilikçi boyama ve finisaj makinelerini sunmaktadır .

Müşterilerin gereksinimlerine dayalı net hedef profilleri ve uzun süren deneyim, fark yaratmak için büyük bir adım olma potansiyeline sahip birçok yeni gelişmeye yol açmaktadır.

MÜŞTERİLER İÇİN MÜŞTERİ İLE İNNOVASYON

Longtube makinesi başından beri en hassas tekstil kumaşları için hafif boyama işlemlerinin vücut bulmuş halidir. Polyester veya poliamid gibi yüksek elastik esneme davranışı gösteren veya viskon ve yüksek kaliteli pamuk ve karışımları gibi hassas elyaflar da dahil olmak üzere her türlü sentetikler onlarca yıl boyunca bu çok yönlü makine türünde boyanabilir. Uzun şekilli makineler iyi bilinmektedir ve yuvarlak şekil türlerinin sınırlı olduğu yerlerde kullanılır. Uzun tip ( pipo tipi ) makineleri , yalnızca yuvarlak makinelerin kumaşın gerektirdiği talepleri karşılayamadıkları durumlarda kullanmamızın nedeni flote oranıdır .

Uzun biçimli makinelerin tüketim rakamları, 1:20 flote oranına kadarak çıkmaktadır . Kumaş ağırlığına, davranışına ve parti büyüklüğüne bağlı olarak yükleme kapasiteleri, gerektiğinde likit oranı ile ilgili boya miktarı, yardımcı tüketim ve tuz miktarının kalıcı olarak ayarlanmasını ister. Yüksek su maliyetleri ve ısı enerjisi, tekstil kaplama endüstrisini alternatif aramak için teşvik eder. Çok yönlü, hassad uygulama davranışını kaybetmeden, düşük floteli bir uzun şekilli bir makine , son işlem makineleri imalatçıları arasında küresel oyuncular için en üst düzeyde bir hedef olacaktır.

FONG`S EUROPE GMBH, dünyadaki boyahanelerle yoğun bir tartışma sonrasında ileride olmak için bir cevap olarak yeni bir makine geliştirdi.

HAYAL ETMEK…

THEN SUPRATEC LTM tüketim değerlerinde gerçek rengini gösterir. Özellikle hafif kumaşlar için% 50 daha düşük flote oranı, makineyi hızlı bir yatırım geri ödemesine dönüştürür ve gelecekte de rekabet edebilmek için sağlam bir sütun oluşturur. THEN SUPRATEC LTM haspelsizdir ve kumaş ağırlığına bağlı olarak 3 nozulla donatılabilir.

Kurulumdan sonra bile, aktarma boruları ve halatları bir ile üç arasında ayarlanabilir. Nozul aralığı ayarlanabilir.

Makinede yumuşak pleleme ve kaldırma gerilimi azaltarak çalışma davranışını hassaslaştırmıştır . Makine, yenilikçi verimli dozlama cihazlarıyla donatılmış olup, özel olarak hazırlanabilir. Bütün boya kazanının eşsiz kaldırma düzeneği , uygulama esnekliğinde yeni bir boyut sağlıyor. Islak mod veya kuru mod, jet veya overflow (taşırma) ilkesi veya bir finisaj işlemi sırasında her ikisinin karışımı bile uzun şekilli makinelerde mümkün olan en düşük tüketim rakamlarının talebini karşılar.

 

KİRİNİZİ SADECE ÜFLEYEREK UZAKLAŞTIRIN…

Delikli tamburlar ve yoğun yıkama için iç tahrikli rotorlar bulunan GOLLER SINTENSA prensibi, triko, yüksek elastik dokuma veya teknik tekstiller gibi gerginliğe duyarlı kumaşların büküm yağı ve baskı sonrası yıkaması için iyi ispatlanmış ve kabul görmüş bir sistemdir. Yıkama sisteminin kinetik enerjisi, bekletme ya da püskürtme yıkama sistemlerine karşı su tüketimini azaltır ve yüksek haslık gerekliliklerini yerine getirir. SINTENSA CYCLONE, GOLLER markasının bir sonraki tasarım neslini temsil eder. Eşsiz CYCLONE ilkesi, düşük molekül ağırlıklı boyarmaddeleri veya karmaşık spin yağları bile yıkarken düşük gerilim ve düşük su tüketimi sağlar. Yeni rotorun geometrisi, yüksek akış hızı ve dolayısıyla her yıkama bölmesinde etkin bir muamele ile kumaşın sıvısını emmesini sağlar. Gerilim ve kumaş kılavuzu, rotor hızı ile kolayca kontrol edilebilir. Kumaş, kanalın girişinde tambura emilir ve çıkışında serbest bırakılır.

BEKLENECEK BİR GÖRÜNÜM…

Yuvarlak biçimli finisaj makineleri, tekstillerin diskontinü olarak boyanması ve bitirilmesi için kullanılan en yaygın tiplerdir. Su çok daha değerli bir hale geldiğinden, aerodinamik ve hidrolik taşıma sistemlerinin son nesilleri bile çok düşük sıvı oranıyla aşamalı olarak tüketimin daha da azaltılması için geliştirilmelidir. THEN marka ekibinin derin bilgisi ve uzmanlığı ve müşterilerin ihtiyaçlarının net bir şekilde tanımlanması FONG’S araştırma ve geliştirme departmanında yeni bir tasarıma yol açtı. Kısacası FONG’S, yuvarlak şekil makineleri segmentinde de yeni bir kısa likör oranı seviyesi sağlayacak. THEN air flow teknolojisi ve hidrolik makinelerin en yeni tasarımı, boyamayı daha yeşil ve daha verimli yapmak için başarı öyküsünü sürdürüyor.

Posted in News In Turkish

Şeffaf ve sürdürülebilir bir üretime adanmışlığın hikâyesi


Pazara sunduğu ürünlerin tamamı Blue Sign onaylı, şeffaf ve çevre ile dost teknolojiler olan Schoeller Technologies’de sürdürülebilir yenilik itici bir güç olarak göze çarpıyor. Schoeller Technologies giyimde fonksiyonelliği geleneksel giyimden, iş giyimine ve kurumsal modaya kadar sürdürülebilir bir biçimde taşıma hedefine odaklanıyor.

Küresel bazda şu anda 7 farklı teknoloji sunan, Sevelen-İsviçre merkezli Schoeller Technologies, 2000’den beri etkin bir şekilde teknolojilerini lisanslıyor. Sürdürülebilir teknolojiler sunmaya yıllar içinde tutkuyla bağlanan Schoeller Technologies uzun yıllardan beri Schoeller Textiles’in yan kuruluşu olarak muhtelif ihtiyaçlar ve gereksinimlere yönelik akıllı ve yenilikçi tekstil teknolojileri sunuyor. Su iticilik, UV ışınlara karşı koruma, hızlı kurutma veya bakteriyostatik benzeri gibi tekstilleri daha “akıllı” ve “fonksiyonel” hale getirmeye odaklanan Schoeller Technologies, yüksek müşteri değeri ve en iyi kaliteden taviz vermeyerek kumaşlara en üst düzeyde performansı kazandırmaktadır. Schoeller Technologies şirket felsefesinde sürdürülebilir, çevresel bakımdan bilinçli ve sorumlu üretimi sürekli bir şekilde üzerinde durmaktadır.

Schoeller Technologies Operasyon Direktörü (COO) Hans U. Kohn ile   Schoeller’in lisanslı teknolojileri, sürdürülebilir spor giyimin geleceği, sürdürülebilirliğin spor giyimine uygulanabilirliği, Schoeller Technologies’in Türk pazarındaki konumu ve ürünlerini sürdürülebilir kılan temel unsurlar üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Hans U. Kohn Reutlingen İhracat Akademisi’nden Uluslararası Pazarlama alanında İşletme Yönetimi Yüksek Lisansı’na sahip bir tekstil mühendisi. Öncesinde, Tübingen, Almanya’da yerleşik Rökona Textilwerke’de Satış Müdürü olarak hizmet veren ve Zürih, İsviçre’de yerleşik Gherzi Kuruluşunda danışman olarak çalışan Hans U. Kohn, mutlu bir baba ve eş ve tutkulu bir yelken sevdalısı.

Keyifli okumalar…

Schoeller Technologies’in küresel çapta lisanslı teknolojilerini özetler misiniz?

Schoeller Technologies, şu anda küresel bazda 7 farklı teknoloji sunmaktadır. İlk sunduğumuz teknolojilerden biri kumaşın dış yüzeyine hidrofobik özellikler (su, kir ve yağ itici) ve kumaşın iç yüzeyine hidrofilik özellikler (insan derisinden kaynaklanan su buharı ve terin emilimi) katan bir apre teknolojisi olan 3XDRY® teknolojisidir. Bir diğer teknolojimiz C6 kısa zincirli florokarbonların nanoteknoloji ile kombinasyon içinde kullanılmasına dayanan ve yüksek performanslı su ve kir iticisi olarak adlandırdığımız Nanosphere® teknolojimizdir. Coldblack®, bir kumaşın özelliklerini koyu renklerin güneş ışığında açık renkler gibi davranacakları şekilde etkileyen bir tekstil boyama teknolojisidir ki bu şekilde kumaş güneşte ısınmayıp soğuk kalmaktadır. active>silver™ kumaşa dirilik ve antimikrobiyal özellikler katmaya yönelik bir tür antimikrobiyal apredir. Bir çeşit uzak kızıl ötesi ışınların yansıtılması (FIR) teknolojisine dayanan energear™, insan vücudunda konsantrasyon artışı, hızlı iyileşme ve daha iyi uyku benzeri etkilerin uyarılmasını sağlamaktadır. ecorepel®, pazarlardaki PFC içermeyen aprelere yönelik talebe yönelik çözümümüzdür. ecorepel® kalıcı bir su iticiliğine sahip, PFC-içermeyen, biyolojik olarak çözünebilir ve çevre dostu apre teknolojisidir. Son sunduğumuz teknolojimiz ise solar+ ise özellikle soğuk hava şartlarında kumaşların güneş ışınlarını absorbe edebilecekleri şekilde kaplamamıza imkân sağlayan özel bir apre teknolojisidir. Solar+, güneş ışınlarının emilmesi sayesinde kumaş yüzeyinin her daim daha sıcak kalmasını sağlayarak daha konforlu bir giyimin önünü açmaktadır. Özellikle güneşli hava şartlarında kumaşların yalıtım özellikleri solar+ sayesinde geliştirilmektedir.

Schoeller Technologies sürdürülebilir spor giyiminin geleceğini nasıl görüyor?

Spor giyim endüstrisinin bütününde; sadece Schoeller olarak daha iyi bildiğimiz doğa sporlarına yönelik giyim alanında değil, aynı zamanda aktif spor giyimde de, sürdürülebilirliğin giderek önem kazandığını görüyoruz. Fakat bu sadece spor giyiminde gördüğümüz bir trend değil. Bunun özellikle Yeşil Barış tarafından başlatılan Detox kampanyasına benzer, önemli sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülen kampanyalar aracılığıyla desteklenen ve çok hızlı bir şekilde büyüyen bir küresel trend olduğunu düşünüyoruz. Bu kuruluşlar çeşitli kampanyalar aracılığıyla büyük giyim, özellikle spor giyim üreticileri üzerinde sürekli bir baskı oluşturuyorlar. Öte yandan günümüzün spor endüstrisinde şu an için hüküm süren trend olarak fonksiyon ve performansa yönelik yükselen bir talep var. Şu an, başlıca büyük şirketlerin öncelikli olarak sürdürülebilir bir düzeyde alabilecekleri giyim performansına yönelik değerlendirmeler yürüttüğünü görüyoruz. Bunun yanında sürdürülebilirliğe yönelik tüketici talebi henüz o kadar hızlı bir gelişme kaydetmiyor. Şu an tartışmalar tüketici düzeyinden ziyade endüstride daha yoğun olarak yaşanmakta. Fakat bu durum çok hızlı değişebilir. Bugün gerek sosyal medya, gerekse de sosyal medya aracılığıyla bilgiyi oldukça hızlı bir şekilde yayabilecek geniş bir kitleye sahip olan Yeşil Barış gibi kuruluşlar, yakın bir gelecekte bu durumu değiştirmeyi başaracaklardır. Spor ve modaya yönelik çevre dostu tekstiller üretmeye yönelik devam eden tartışmalar kesinlikle isabetlidir. Çünkü, tüketici fikrini değiştirmeye başladıktan sonra gelecek talebe cevap verebilmek için yeterli vakit kalmayacaktır.

Sürdürülebilirliğin spor giyimine uyarlanmasına yönelik tecrübelerinizden kısaca bahsedebilir misiniz?

Bugün piyasada spor giyimini daha sürdürülebilir kılabilecek bir çok teknolojinin mevcut olduğunu görmekteyiz. Örneğin iplik alanında, geri dönüştürülmüş polyesterden türetilen iplikler vb., geri dönüştürülmüş ipliklerin öne çıkarıldığı ve oldukça hızlı bir şekilde gelişme kaydeden trendler görüyoruz. Aynı zamanda, kumaşların terbiyesinde performans yönünden oldukça iyi olan fakat geçmişte hiç ilgi odağı olmayan, çeşitli sürdürülebilir çözümler de günümüzde daha fazla önem kazanmaktadır. Kesinlikle daha çevre dostu teknolojilere doğru bir büyük dönüşüm potansiyeli görüyoruz, fakat endüstrinin tamamen sürdürülebilirliğe yönelmesi bir miktar zaman alacaktır.Bir şeyi yenisiyle değiştirmek, yerine konulacak olan alternatifin daha iyi veya en azından önceden kullanılan kadar iyi olduğundan emin olmayı gerektirmektedir. Sonuç olarak, sürdürülebilirliğin spor endüstrisinde uygulanması eninde sonunda tamamlanacaktır, fakat tam bir dönüşümün başarılması biraz vakit alacaktır.

Spor giyimi üretiminde gözlemlediğiniz güncel trendler nelerdir ve Schoeller Technologies bu trendleri üretimlerine uygulamada ne derece başarılıdır?

Bir taraftan kesin olan sürdürülebilirliğe yönelik bir trend görüyoruz. Aynı zamanda Blue Sign benzeri çevre etiketlerinin de çok hızlı büyüdüğünü ve giderek daha çok önem kazandığını görüyoruz. Gördüğümüz bir diğer trend ise şeffaflık. Bu trend endüstrinin ürünlere giren içerikler, kimyasallar ve tüm diğer bileşenlere yönelik daha fazla şeffaflık istediğini ifade ediyor. Genel itibariyle baktığımızda ayrıca, spor giyiminde soğutma, ısıtma, sıcak tutma benzeri özellikleri kapsayan ısı yönetimine yönelik bir trend görüyoruz. Bu aslında o kadar yeni bir şey değil, fakat günümüzde gitgide daha fazla bir özellik olarak pazarlanıyor. Isı yönetimi artık giysilerin önemli bir özelliği haline geldi.

Pazarın sürdürülebilir teknolojilerinize yönelik tepki süresi nedir?

Farklı marka gruplarına göre değişkenlik gösteriyor. Çok hızlı bir şekilde tepki göstermesi gereken kitlelere mal olmuş markaların çevre dostu teknolojilere geçiş yapmak için oldukça hızlı davrandıklarını görmekteyiz. Bu markalar tedarik zincirleri üzerinde büyük bir baskı kurabildiklerinden dolayı, onlar için sürdürülebilir teknolojileri hayata geçirmek daha kolay olmaktadır. Sürdürülebilirliğe giriş noktasındaki bilinci daha küçük markalarda da görmekteyiz, fakat bu markalar daha küçük olduklarından ve tedarik zincirlerini etkileme yönünden yeterli güce sahip olamadıklarından dolayı, piyasada mevcut olana bel bağlamaktadırlar. Tedarikçilerinin sürdürülebilir teknolojilere geçmeyi istemedikleri veya beceremedikleri takdirde; küçük markaların, büyük markaların sahip olduğu seçim özgürlüğüne sahip olma şansı olamayacaktır. Bu nedenle ufak ve orta ölçekli markalar için sürdürülebilir teknolojilere geçiş daha büyük olan markalara nispetle daha uzun sürecektir.

Schoeller’in teknolojilerinin sosyal, ekonomik ve çevresel faydalar ve ürünlerinizin sürdürülebilir olarak değerlendirmesindeki temel unsurlar nelerdir?

Bir taraftan bakıldığında, sürdürülebilirlik tümüyle hassas bir “çevre” hikayesidir. Bununla birlikte biz “sürdürülebilirlik”ten aynı zamanda dayanıklı bir ürünü anlıyoruz. Dayanıklı ürün, yüksek kaliteli ve aynı zamanda eğer teknolojilerden konuşacaksak yüksek performansa sahip bir ürün demek. Genel olarak baktığımızda, ürünlerimizi girdiğimiz pazarlarda sürdürülebilir ve başarılı kılan unsurların tamamı komple bir pakettir. Öte yandan, yalnızca sunmuş olmak için bir ürün sunmak kesinlikle Schoeller için yeterli değildir. Biz Scholller olarak aynı zamanda güçlü bir pazarlama ve marka oluşturma gücüne de sahibiz. Markalar ve fabrikalar arasında bir çeşit ağ oluşturarak, teknolojilerimizin sadece teknoloji bazında uyarlanabilmesini değil, aynı zamanda son kullanıcıya ulaştırılmasını ve onlar tarafından da benimsenmesi hedefine ulaşmaya çalışıyoruz. Çünkü son tüketici, kıyafetlerinde elde edeceği katma değer, sürdürülebilirlik, performans ve kaliteyi anlamak zorundadır. Sadece mevcut bulunduğumuz endüstrimizde harekete geçmek ve tepki göstermek yeterli değildir. Her şeyden önce bilgiyi son tüketiciye nasıl taşıyacağımızı düşünmeliyiz.

Schoeller Technologies’in Türk pazarındaki konumunu değerlendirebilir misiniz?

Schoeller Technologies ile Türkiye pazarında oldukça başarılı olduk. Türkiye pazarında halihazırda moda işlevselliği olarak adlandırabileceğimiz alanda kendimizi ispatladık. Bildiğiniz üzere, modada işlevselliğe yönelik bir trend de var. Türkiye’de bu zamana kadar geleneksel erkek takım elbiselerine yönelik teknolojilerimizle başarılı olduk. Fakat, aynı zamanda spor giyiminde de, özellikle Türkiye’de üretilen ve tüm dünyaya ihraç edilen golf giyiminde, başarıya ulaştık. Şimdi Türkiye’de daha fazla yenilik ve daha katma değerli ürünleri üretme arayışındaki bir pazar olan ev tekstilleri pazarında da ürünlerimizin kullanımına yönelik önemli bir potansiyel görüyoruz.

Sürdürülebilirlik ve Schoeller Technologies’e yönelik genel bir değerlendirme yapacak olursanız neler söylemek istersiniz?

Her halükarda sürdürülebilir olması gereken yeniliğin, bizim için itici bir güç olduğuna oldukça eminiz. Pazara sunduğumuz ürünlerin tamamı sürdürülebilir teknolojiler olup, Blue Sign onaylı ve şeffaftır. En başından itibaren sürekli bir şekilde pazara doğru ürünler sunduğumuza eminiz. Spor giyiminde teknolojiler ve fonksiyonlara yönelik başlıca yeni trendlerin de artarak gelişeceğine inanıyoruz. Aynı zamanda, spor endüstrisinin unsurlarını alarak, gündelik modayı daha işlevsel yapacak çapraz trendlerimiz olacak. İş giyimi ve profesyonel iş giyimi de daha fonksiyonel olma eğilimini gösteren bir dilim olacak ve bunlarda spor endüstrisinden bir çok unsur ve teknolojiyi alacak. Biz bu fonksiyonelliği geleneksel giyimden, iş giyiminden kurumsal modaya kadar sürdürülebilir bir biçimde taşımayı başarmayı hedefliyoruz.

Posted in News In Turkish

Dilo-İzomasyon süreci sürdürülebilir dokusuz kumaşların önünü açıyor

Enerji ve ham maddelerdeki maliyet artışlarının ışığında, tüm tekstil üretim zinciri enerji ve ham madde tasarrufu fırsatlarına yöneliyor. Dokusuz kumaş üreticileri de günümüzde bu fırsatların arayışında olanlardan. Kesikli elyaftan dokusuz kumaş üretimine yönelik, müşterilerin ihtiyaçlarına göre özel olarak tasarlanan, komple “Alman Yapımı” nonwoven hatlarının önde gelen üreticisi ve tedarikçisi olan Dilo Grubu, son yıllarda tüm kesikli elyaf proseslerinde olumlu sonuçlarla neticelenen ve işlem verimliliğini, tülbent kalitesini ve homojenliğini artıran yeni makineler geliştirmeye odaklandı. Bahsedilen tüm bu unsurlar, bir taraftan elyaf tüketimini azaltırken, öte yandan daha düzgün bir tülbent kitlesi sunmayı amaçlayan “Dilo-İzomasyon” prosesinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Öte yandan Dilo makinalarıyla tülbent oluşturma ve tülbent bağlama sürecinde kullan prosesler çoğunlukla mekanik olduğundan ötürü, müşteriler haddizatında her kilogram üretim için mekanik-olmayan proseslere kıyasla oldukça düşük enerji harcamanın keyfini yaşıyor.

Eberbach’de yerleşik, açma, harmanlama, taraklama, çapraz bağlama ve iğneleme teknolojileri alanında, uluslararası arenada uzman aile şirketi, nonwoven endüstrisindeki prosese sayısız yenilikleri ve keşifleri ile sürekli bir şekilde katkı sağlıyor. Dilo Grubu, sektörün öncüleri olan ortak şirketlerle yakın ilişki içerisinde, sadece dünya çapında % 6’lık bir büyüme oranıyla bugünün en önemli bağlama teknolojisi olan iğneleme alanında değil, aynı zamanda ısı, su ve kimyasal bağlama teknikleri gibi diğer sabitleme teknolojilerinde de komple hat kurulum hizmeti sağlıyor. Her tür elyafın – insan yapımı, organik, doğal ve hatta metalik elyaf– çeşitli evrensel uygulamalara yönelik olarak hatlarında işlenebildiğini ortaya koyan Dilo, oldukça büyük potansiyele sahip, son derece yenilikçi, son model üretim hatlarına yönelik olarak daha yüksek bir büyüme bekliyor. Ürün çıkış hızları, tülbent kalitesi, üretim verimliliği, çalışma kolaylığı ve servis kalitesi yanında endüstriye yıllar içinde kazandırmış oldukları sayısız yenilik ve keşifle, Dilo Grubu yıllar içerisinde dokusuz kumaş alanında haklı bir itibar kazanmıştır. Dilo Grubu sonuç olarak, bugün kesikli elyaf nonwoven iğneleme hatlarının, satış̧ hacmi ve istihdam kapasitesi bakımından en büyük tedarikçisi konumuna ulaşmıştır.

Dilo Group CEO’su Johann Phillip Dilo, Dilo Grubunun sürdürülebilirlik boyutları, sürdürülebilirliğin dokusuz kumaşlara uygulanabilirliği, sürdürülebilir dokusuz kumaşların geleceği, dünya ve Türkiye’de dokusuz kumaş pazarının gelişimi ve dokusuz kumaş üretiminde eğilimler konularında dergimize özel, etkileyici ve aydınlatıcı bir röportaj bahşetti.22 Temmuz 1953, Eberbach doğumlu olan Johann Phillip Dilo, Darmstadt’da bulunan Teschnische Hochschule’den Makine Mühendisliği diploması aldı. Dilo Group’da üst düzey yönetim görevi yanında, Phillip Dilo VDMA Alman Tekstil Makineleri Derneği’nin 2005 ile 2008 yılları arasında Başkanlığını yürüttü ve aynı zamanda aynı süreçte CEMATEX kurulunun üyeliğini sürdürdü.

Keyifli okumalar!…

Bugünün sürdürülebilirlik tanımı ekonomik, ekolojik ve toplumsal alanların bütününde kalıcı bir şekilde sürdürülebilir gelişmeyi içermektedir. Dokusuz kumaşlarda sürdürülebilirliği nasıl tanımlıyorsunuz?

Sürdürülebilirlik terimine tarihsel açıdan bakıldığında sadece ormancılıkla bağlantılı olduğu görülmektedir. Ağaç dikim alanlarında sadece doğal olarak yeniden büyüyecek miktarda ağaç kesilmiştir. Bugün bu özgün anlam bir sapma göstererek, endüstri tarafından keşfedilen kaynakların yerine, geri dönüştürülebilir ve/veya biyolojik olarak bozulabilir, kısaca çevreyle uyumlu veya ekolojik olan, doğal biyolojik kaynakların kullanımını içeren prosesleri de kapsayacak şekilde genişletilmiştir.

Dilo çevreye olan sorumluluğunu nasıl değerlendiriyor?

Çevre gereksinimleri karşılama noktasında Dilo’nun odak noktası iki bağlamda değerlendirilebilir. Birinci bağlamda, doğal elyaflar ve biyolojik olarak geri dönüştürülebilir elyafların işlenmesine yönelik olarak programımızdaki makinelerin sağlanması, tekstil ürünlerinin ve elyafların geri dönüştürülmesi yanında biyo-plastikten yapılan elyafların işlenebilirliği yer alırken, diğer bağlamda düşük enerji tüketimine sahip makine tedariki yer almaktadır. Tülbent oluşturma ve tülbent bağlama sürecinde kullanılan proseslerimiz çoğunlukla mekanik olduğundan ötürü, biz haddizatında 1 kg üretim için enerji gereksiniminin mekanik-olmayan proseslere kıyasla daha düşük olduğu bir alanda faaliyet gösteriyoruz.

Dilo ürünlerinin ekonomik avantajlarını özetleyebilir misiniz? Üreticiler bu yatırım maliyetlerini ne kadarlık bir sürede amorti edebilirler?

Bu soruya ancak daha geniş kapsamlı bir genelleme ile cevap verilebilir. Zira ekonomik avantajın dayanağı, makinenin saat başına elyaf çıkış hızı, verimliliği ve bir bütün olarak komple bir hatta kullanılabilirliğine dayanan yüksek üretim hızıdır. Teknolojilerimize bakıldığında durumun çoğunlukla böyle olduğu görülmektedir, çünkü ürünlerimiz yüksek elyaf çıkış hızı ve verimlilikle anılmaktadır. Bir diğer önemli nokta, homojenlik, sağlamlık, aşınma direnci ve benzerleri gibi belirli ayırt edici kalite özelliklerini elde edebilmek için kullanılan elyaf miktarıdır. Bu da, malzemenin yüzeyinin elyaf dağılımı bakımından daha dengeli olmasını sağlama noktasındaki adımlarımızla başarılmaktadır. Elyaf tüketimini azaltarak, dokusuz kumaş ürününde daha fazla düzgünlük sağlama imkanı sunan “İzomasyon” genel başlığı altında bir çok başarı elde ettik. Yatırılan sermayenin amortisman süresi, sürekli bir şekilde daha da geliştirilen benzeri ekonomik avantajlardan ötürü nispeten kısa olmaktadır. Öte yandan, dokusuz kumaş ürünleri pazarında bu tarz ürünler için çeşitli dilimlerde görülebilecek farklı fiyat durumu da şüphesiz amortisman süresini etkilemektedir.

Dilo’nun sürdürülebilir dokusuz kumaşların geleceği konusundaki öngörüleri nelerdir?

Günümüzde, tarım sektörü de dahil olmak üzere, bütün endüstrileşmiş dünya, daha ekolojik, daha çevre dostu olabilmenin yanında ham madde ve enerjiden tasarruf sağlama noktasında gayret sarf etmektedir. Bu, bugün Batı yarımküredeki hemen hemen tüm endüstri sektörleri ve şüphesiz dokusuz kumaş endüstrisi için de geçerlidir. Endüstrinin oldukça önemli bir yönünü oluşturan bu genel eğilimin, bu gezegende hayatta kalabilmek için zorunluluk olduğunu anlıyoruz.Bundan dolayıdır ki, sürdürülebilir dokusuz kumaşlar ve proseslerin parlak bir geleceği olacağı öngörülmektedir.

Sürdürülebilirliğin dokusuz kumaş endüstrisine uygulanabilirliğine yönelik deneyimleriniz nelerdir?

“Sürdürülebilirlik” terimi için yukarıda yaptığım kişisel tanımıma ilave olarak özellikle iğneleme endüstrisinde çevreye uygun endüstriyel prosesler bakımından oldukça ses getirecek uzun vadeli bir altyapı gördüğümü söyleyebilirim. Daha önce de belirtildiğim gibi dokusuz kumaşlarda her çeşit elyaf işlenebilir, fakat bu bağlamda şüphesiz öncelik doğal elyaflar, geri dönüştürülebilir elyaflar, biyolojik olarak bozulabilir elyaflar ve biyobazlı polimerlerdedir.

Makine seçimi ve proses aşamaları bakımından enerji ve ham madde maliyetleri ne kadar önemlidir?

Yukarıda da değindiğim gibi enerji ve hammadde maliyetleri tekstil üretiminde en önemli rolü oynadığından, enerji ve ham madde verimliliği ekseninde makine ve teknoloji seçimine yönelik bir eğilim vardır. Bundan ötürü, araştırma ve geliştirme departmanlarımızın ürün yelpazemize kattıkları başarılar dikkat çekmeye devam edecektir.

Dokusuz kumaşların ve teknik tekstillerin üretilmesinde gözlemlediğiniz güncel eğilimler nelerdir?

Dokusuz kumaşların ve teknik tekstillerin üretiminde güncel bir eğilim, yeni elyaf materyallerindeki hacim artışı olup, makine bileşenlerinin bu münferit yeni elyafın işlenmesini en uygun şekle sokmak için uyarlanması gerekmektedir. Bu yeni elyaflar şüphesiz aynı zamanda karbon elyafını da içermektedir. Bunun yanında, kısmen daha küçük hacimlerde olmak üzere, çok özel uygulamalara doğru genel bir eğilim gözlemlenebilir.

Dünyada ve Türkiye’de dokusuz kumaş endüstrisindeki büyümeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çeşitli endüstri derneklerinden elde edilen genel istatistiksel verilere dayanarak, iğneleme ile üretilmiş dokusuz kumaş ürünlerinin dünya genelinde ortalama olarak yıllık yaklaşık % 6 civarında istikrarlı bir büyümeye sahip olduğunu söyleyebilirim. Kesik elyaf ürünlerinden dokusuz kumaş üretimine yönelik en büyük dilimi mekanik iğneleme oluşturmaktadır.

Dilo’da son zamanlarda yaşanan gelişmeleri ve yakın zaman için öngörülen yenilikleri özetleyebilir misiniz?

Elyaf hazırlık, taraklama, çapraz serme ve iğnelemeye yönelik geliştirdiğimiz makineler dünya genelinde alanlarında lider konumda bulunmaktadır.

İstanbul, Şangay, Moskova ve Charlotte’da bulunan kendi iştiraklerimizin yanı sıra acenta ağımızla dünya genelinde sağladığımız örgütlenmemizden aldığımız destek sayesinde sürekli bir şekilde müşteri tabanımıza daha fazla yakınlaşma ve daha kaliteli hizmet sunma çabalarımızın ayrıca vurgulanması gerekmektedir.

Sürdürülebilir yenilik ve üretim konusunda dünya pazarlarına son mesajınız nedir?

Ekolojik başarıların ve sürdürülebilirliğin, dünya genelinde tüm toplumlarda bir an önce kabul görmesi büyük önem taşımaktadır.

Posted in News In Turkish

Elyafa şekil vermede sürdürülebilir Alman ustalığı

Bugün, iplik endüstrisi zorlu ve çetin bir dönemden geçiyor. Pazarlardaki iplikçiliğe yönelik gelişim döngüsü gittikçe kısalırken, teknolojik liderliği verimlilik ve kalitenin ahengi içerisinde değerlendirmek gerekiyor: Endüstride başarının sırrı etkileyici bir sorunun yanıtında yatıyor: Bir kilogram iplik veya bir metrekare dokusuz kumaş üretmenin maliyeti ne kadardır? Değişen piyasa eğilimleri, yeni teknolojiler, ekonomik krizler ve hatta savaş gibi bir dizi çetrefilli etken sayesinde, iplik makinaları üretiminde teknoloji lideri Trützschler çoktan bu sorunun yanıtını bulmuş durumda.

Bundan yaklaşık 126 yıl önce, 1 Ağustos 1888’de, Paul Heinrich Trützschler’in, Crimmitschau’da, bir demir ve metal işleme atölyesi ile fitilini ateşlediği, Trützschler ruhu, bugün tekstil makineleri alanında dört farklı iş kolu ile kurumsal bir yetkinlik kazanmış durumda. Yırtma makinaları ve pamuk temizleme makinaların günümüzün son teknoloji ürünü eğirme ve elyaf hazırlama makinalarına ilham kaynağı olduğu ilk bölüm Trützshler Spinning, Mönchengladbach’da yerleşik. Trützschler Card Clothing 2003 yılında kaplama uzmanı Hollingsworth’un satın alınmasından sonra kuruldu. Trützshler Nonwovens eski şirketler Fleissner (kurutucu, hidrolik bağlama), Erko (açıcı, çapraz serici, silindirik tarak iğneleme makinası) ve Bastian (sarıcı) şirketlerinin bir araya gelmesinden meydana geldi. Fleissner (suni elyaf üretimi için makinalar) ve SwissTex AG (endüstriyel ve halı iplikleri üretimi için makinalar) ise Trützschler Grubu’nun dördüncü iş kolu Trützschler Man-Made Fibers’i oluşturdu. 1991 yılından beri dördüncü nesil aile bireyleri Heinrich Trützschler ve Dr. Michael Schürenkrämer tarafından yönetilmekte olan Trützschler firması, günümüzde dünya geneline yayılmış 9 üretim merkezinde yaklaşık 3,000 kişiye ulaşan bir istihdam sağlıyor.

Trützschler’in 126 yıllık gelişimi ve 4 nesildir devamlılığı gerçek bir başarı hikayesi olarak ortaya çıkıyor. Bu başarıdaki en önemli faktörler, şüphesiz geçmişten bu yana süregelen ve halen sürdürülen yüksek yenilikçilik gücü, yakın müşteri ilişkileri, iyi servis, uzun dönemli başarı oryantasyonu ve bir aile şirketinin esnekliği olmaktadır. Burada şüphesiz şirketin yıllardan beri süre gelen başarılı pazarlama stratejisi ve bu başarılı stratejiyi 1991 yılından beri etkin ve etkileyici bir şekilde yürüten Pazarlama Bölüm Başkanı Herman Selker’in adını ayrıca anmak gerekiyor. Tekstil mühendisliği eğitimine sahip olan Selker, 1985 yılında Uygulamalı Teknolojiler Müdürü olarak Trützschler’e katılmadan önce, 1978-1985 yılları arasında Ingolstadt’da yerleşik Schubert & Salzer firmasının araştırma ve uygulamalı teknolojiler bölümlerinde çalışmış.

İPLİKÇİLİK ENDÜSTRİSİ VE TRÜETZSCHLER’İN DÜNYADAKİ KONUMU

Dünya genelinde artan nüfus ve kişi başına düşen tüketim miktarından ötürü, iplik endüstrisinin yıllık yaklaşık % 3,5 oranında bir büyüme kaydeden ve sürekli gelişen bir iş kolu olduğuna dikkat çeken Herman Selker, geleceği olan ve büyüyen bir iş kolunda oldukları için kendilerini şanslı hissettiklerini vurguluyor.

İplikçilik için ana pazarların Kuzey Amerika ve Avrupa’dan, Asya, Güneydoğu Asya ve Türkiye’ye kaydığını belirten Herman Selker, “Avrupa ve Afrika halen oldukça zayıf. Başlıca faaliyet alanının Asya’da olduğu görülüyor ve bu böyle devam edecektir. Bugün iplik üretimine yönelik ana pazarlar bir ve iki numaralı pazarlar olarak sıralanan Çin ve Hindistan. İplikçilikte büyümek demek iyi kötü Çin’de ve Hindistan’da büyümek anlamına geliyor. Biz Trützschler olarak her iki pazarda da kendi şirketlerimizi işletiyoruz ve yerel piyasalara yönelik makineler üretiyoruz. Öte yandan, geçen senelerde Brezilya, Meksika ve ABD gibi ülkelerdeki faaliyetler bir nebze geri dönüş sinyalleri göstermeye başladı. Bu bölgelerdeki bir kaç yıl boyunca görülen düşük yatırımlardan sonra, geçen iki sene içinde daha fazla yatırım gördük, ” diyor.

Çin’de iplikçiliğin diğer ülkelere kaydığını gördüklerinden ötürü, Çin’deki iplikçilik endüstrisinin gelecekte bir şekilde azalacağını bekleyen Selker, “Bu faaliyetlere yönelik günümüzün yatırımları Çin tarafından sağlanmakla beraber, bu yeni kurulumların planlanması Çin’in dışında, Vietnam, Kore veya Özbekistan gibi ülkelerde gelişiyor,” diyor.

İPLİKÇİLİK ENDÜSTRİSİ VE TRUETZSCHLER’İN TÜRKİYEDEKİ DURUMU

Selker’in gözlemleri Türkiye’nin iplikçilik piyasaları noktasında çok ama çok ilginç bir ülke olduğuna işaret ediyor. O’na göre, Türkiye’nin hazır giyim pazarlarında bir miktar düşüş görülürken, tekstil üretim alanı gittikçe güçleniyor ve hazır giyime göre ters yönde bir hareketlilik gösteriyor.

“Dolayısıyla, Türkiye pazarında iplikçilik alanında faaliyet gösteren müşterilerimizin halen büyük yatırımlara devam etmesi sayesinde, geçtiğimiz iki sene bizim için mükemmel geçti. Başlıca Türkiye’nin güney bölgesi ağırlıklı olmak üzere, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Kayseri gibi şehirlerde iplik eğirme kapasitelerine yönelik, sadece yeni kurulumları değil, fakat aynı zamanda mevcut kurulumların modernizasyonlarını içeren sürekli bir yatırım görüyoruz,” diyor ve Türkiye’nin şu sıralar stabil düzeyde seyrettiğini, bu düzeyde devam edeceğini ve gelecekte bir miktar artış da yaşanabileceğini ekliyor.

İKİ ODAKLI SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BOYUTU: MALZEMENİN EN VERİMLİ KULLANIMI VE GÜÇ TASARRUFU

Truetzschler iplik makinaları üretim noktasında müşterileriyle sürdürülebilirliğe yönelik olarak genellikle iki önemli nokta üzerinde müzakere ediyor ve dolayısıyla malzemenin en verimli kullanımı ve güç tasarrufunu içine alan iki ana faaliyet alanı üzerine odaklanıyor.

“Bildiğiniz gibi pamuk mükemmel bir ürün olmakla beraber kusursuz bir ürün değil. Pamuğu temizlememiz ve eğrilmeye hazır hale getirmemiz gerekiyor ve bu işlem sırasında bir miktar telef oluşuyor. Biz Trützschler olarak bu telefi tamamıyla minimum düzeye indirmek için çeşitli prosesler geliştirdik.  Telefi minimum düzeye indirmekte, eğrilebilir elyafları kaybetmeden, telefi ayrıştırmak anlamına geliyor. Biz, bunu gerçekleştirmeye yönelik olarak, pazarda mevcut teknolojiler içinde çok iyi konuma sahip olan bazı özel teknolojiler geliştirdik,” diyor.

Bu teknolojilerden biri iplik fabrikalarında, harman hallaç dairesinden ve taraklardan telefi temizleyebilen ve bu telefi eğrilebilir elyaflara ve açma elyaflara ayrıştırabilen telef temizleyicileri içeriyor. Eğer bu elyaflar iplik üretimi için uygun olmazsa, sonrasında hijyen ve tıp alanlarında özel ürünler üretmek için kullanılabiliyor. Aynı zamanda, Trützschler bu açma elyaflara yönelik kasarlamadan başlayarak, örneğin kozmetik pedler ve kulak pedleri benzeri ürünler  üretilmesine imkan sağlayan komple sistemler sunuyor.

Trützschler’in malzemenin en uygun ve verimli şekilde kullanımına yönelik geliştirdiği ikinci teknoloji telefin içindeki lif ve partikül miktarlarını ölçen özel optik sensörler. “WASTECONTROL Optik İzleme Sistemi’ne sahip olan tüm müşterilerimiz, eğrilebilir elyafları, diğer bir deyişle iyi elyafları kaybetmediklerinden emin olabilirler,” diyor Selker.

Güç tasarrufu, Trützschler Spinning’nin sürdürülebilirlik ile ilgili bir diğer boyutu. Herman Selker, bu boyuta, “Biz nesilden nesile tarak makinalarımız ile beher kilogram tarak şeridi başına güç tüketimini azaltmayı başardık. Örneğin, 3 yıl önce Barcelona’daki ITMA 2011’de piyasaya sürdüğümüz tarak makinası TC11, şu an pazarda mevcut olan en düşük güç tüketimine sahip tarak makinasıdır. Güç tasarrufu bugün tekstil üretiminde genel bir eğilimdir. Müşterilerimiz de gitgide bu eğilime ayak uydurmaktadır. On yıl önce güç tasarrufuna yönelik herhangi bir ilgi bulunmazken, bugün bu konu ciddi bir münazara konusu ve bu alanda da Trützschler olarak ilginç çözümlerimiz var,” şeklinde vurgu yapıyor.

Pamuk üretiminde görülen yüksek oranda su gereksiniminin pamuk üretimini gelecekte daha da karmaşık hale sokacağını vurgulayan Herman Selker, “Bu göz önünde bulundurulduğunda, ben polyesterin daha yeşil için bir çözüm olduğunu düşünüyorum,” şeklinde konuşurken sürekli artış gösteren elyaf tüketimi göz önüne alındığında, artışın pamuk, viskoz veya rayon alanında olmadığını, polyester alanında olduğuna dikkat çekiyor.

Posted in News In Turkish

Saurer’in E3 felsefesi Autocoro 8’e ilham verdi

E3, Saurer’in ilk kez ITMA ASIA 2014 fuarında tanıttığı ve tekstil üreticilerine üçlü artı değer getiren atılımcı bir yenilikçilik felsefesinin yeni markasıdır. E3, Enerji, Ekonomi ve Ergonomi kavramlarını ifade eder ve net bir hedefi tanımlar: Saurer’in yenilikçi ürünleri tekstil şirketlerinin üretimini ve üretkenliğini artırır. Saurer ürünlerinin üçlü artı değeri, Saurer yenilikçilik felsefesinin bütünleşmiş̧ bir ögesidir. E3, Schlafhorst müşterilerine de rekabet güçlerini iyileştirmesini sağlayacak, ciro ve kârı artıracak ve getirisi yüksek yeni piyasa payları kazanmak konusunda da yardımcı olacaktır.

E3, Schlafhorst tarafından kararlılıkla takip edilmektedir. İplik eğirme ve bobin sarma makinelerinin üreticisi, ürün ve hizmetlerini geliştirirken yönünü iplikhaneler için önem taşıyan hedeflere göre belirler: Enerji, Ekonomi, Ergonomi. Müşterinin iplik üretimi daha az enerji tüketmelidir, daha yüksek ekonomik getiri sağlamalıdır ve personel yönünden gereksinimleri daha az olmalıdır.

Autocoro 8’de E3: İki haneli düzeylerde azalan maliyet ve artan üretkenlik

Yenilikçi teknolojiler E3’ün odak noktasıdır. Buna bir örnek ise Autocoro 8’in devrim yaratan tekli tahrik teknolojisidir. Bu yenilikle Autocoro 8, rotor iplik eğirme alanında yeni ufuklar açtı. Merkezi kayışlı tahriklerin sınırları temelden yıkıldı ve rotor iplik eğirme sektöründe bir devrim gerçekleşti.

Tekli tahrikler enerji verimliliği bakımından son derece önemlidir. Geleneksel rotor iplik eğirme makinelerinde enerji tüketiminin yarısı rotor tahrikinden kaynaklanır. Artan rotor devir sayıları kayış̧ tahrikli makinelerde enerji tüketiminde patlama yaratır. Merkezi tahrikli rotor iplik eğirme makinelerinde üretkenliği daha yüksek devir sayılarıyla artıranlar üretimlerinin ekonomik verimiyle kumar oynarlar. İplikhaneleri bu ölümcül ikilemden ilk kurtaran Autocoro 8 oldu.

Enerji avantajı: Çığır açan enerji verimliğinin anahtarı tekli tahrik

Autocoro 8 ile onun devrim yaratan tekli tahrik teknolojisi ve enerji açısından iyileştirilmiş̧ motorları, aynı rotor devri sayısında, enerji verimliliği en yüksek olan geleneksel kayış̧ tahrikli makineden %20 daha az enerji tüketir. Yüksek devir sayılarında tasarruf oranı daha da büyüktür. Bu sayede maliyetlerin iki haneli düzeyde azaltılması mümkün olmaktadır; bu, sektörün on yıllardır görmediği bir boyuttur. Kilogram iplik basına özgül enerji ihtiyacı Autocoro 8’de örn. 160.000 rpm rotor devir sayısıyla eğrilen Ne 20 (Nm 34) numara dokuma ipliği için 1 kWh’ten azdır. Devir sayısı ne kadar yüksekse, tasarruf oranı da o kadar yüksek olacağından dolayı, bu durum aynı zamanda hem üretkenliği hem de ekonomik verimi artırmak bakımından şirketlerin önünde yeni bir hareket serbestliğinin önünü açar. Yani Autocoro 8’in hangi devirle çalıştırılacağı artık yalnızca tekstil teknolojisini ilgilendiren bir sorudur.

Ekonomi avantajı: En yüksek randıman ve daha kârlı bobinler

Autocoro 8, parti değişiminde ya da örnek bobin sarımında artık boşta çalışma olmamasını sağlayan Seamless Lot Change ve PilotSpin gibi yenilikçi işletme olanaklarıyla da ekonomik başarılarına devam eder. SyncroPiecing ile eğirme ünitesindeki bütünleşmiş̧ iplik bağlama özelliği bekleme sürelerini azaltır ve makine randımanını artırır. Bu sayede yüksek sağma hızları veya iplik bağlama döngüsü daha sık olan eğirme ayarları ekonomik açıdan daha kârlı olur. DigiWinding, değişmeyen bobin çapında her bobine en az %10daha fazla iplik sarar. Bu da iplikhanede genel olarak makine iş yükü dağılımının daha iyi olması, %10 daha az ambalaj, %10 daha az navlun ve %10 daha az lojistik personel anlamına gelir.

Autocoro 8, iki haneli düzeydeki üretkenlik artışlarıyla ve azalan maliyetlerle rotor iplik eğirme isini bir hamlede çok daha kârlı hale getirir. Autocoro iplikhanelerinin rekabet gücü artar.

Ergonomi avantajı: Yalın bakım ve yalın yönetim

Tam otomatik bir rotor iplik eğirme makinesinde ergonomi, her şeyden önce yalın yönetim ve yalın operasyonlar demektir. Her bir eğirme ünitesindeki simge ekranı kullanıcıyla doğrudan iletişim kurar ve arızalarda nereye ve nasıl müdahale edilmesi gerektiğini işaret eder. Bu, zaman ve yoldan tasarruf sağlar, çünkü hiç kimse makinenin başındaki kumanda ünitesine gidip gelmek zorunda kalmaz. Autocoro 8 kesintisiz parti değişimlerini de elle müdahale gerekmeksizin, tam otomatik halleder. Hatta Autocoro 8, birden çok partinin eğrilmesi sırasında yanlış̧ yerleştirilen masuraları kendiliğinden fark eder, öyle ki kullanım hataları zamanında fark edilip düzeltilebilir.

Tekli tahrik teknolojisi temizlik ve bakım külfetini de azaltır, çünkü Autocoro 8’de eğirme ünitelerine, makinenin tamamı kapatılmak zorunda kalınmadan, seksiyonel olarak, tek tek bakım yapılabilir. İplikhaneler, komple bir makineyi temizleyip bakım yapacak komple bir temizlik takımı hazır bulundurmaya gerek kalmaksızın, süreçlerini yalın bakım modeline dönüştürebilirler, bu da bakım maliyetlerinden %60’a kadar tasarruf sağlar. Bir tek eğirme ünitesi, makinedeki üretimin tamamı durdurulmadan, bakım için kolayca sökülebilir ve atölyede rahatça ve en hızlı şekilde gözden geçirilebilir. Üretim durusu olmadan yeni bakım işlemleri uygulanabilir.

Autocoro 8’in akıllı esnekliği işletme süreçleri için planlama külfetini büyük ölçüde azaltır. İşletme yönetiminin tamamı daha ergonomik hale gelir. Bu, yönetim personelinin iş yükünü azaltır ve yeni organizasyon yapılarını mümkün kılar.

Customer Support’ta yasam döngüsü performansı olarak E3

E3 yenilikçilik felsefesi yalnızca makinelerin gelişimini belirlemez, aynı zamanda Schlafhorst Customer Support anlayışı için de belirleyicidir. Thomas Arter, Head of Customer Support, “E3 bir yaşam döngüsü performansıdır,” diyor ve söyle devam ediyor: “Çünkü yenilikçi teknolojilerimiz, performansın ve ekonomik verimin artırılması için yasam döngüleri boyunca durmaksızın yeni olanakların önünü açıyor. Bu nedenle müşterilerimizi, Autocoro 8 makinelerini gündelik islerinde enerji bakımından daha verimli, daha üretken ve en düşük personel maliyetiyle kullanmaları konusunda destekliyoruz. Hizmetlerimizin kapsamı geniştir. Bakım için basit püf noktalarından modernizasyon kitlerinin sunulmasına ve tekstil teknolojisi alanında özel danışmanlık hizmetlerine kadar uzanır.”

Örneğin Autocoro 8’in rotor devir sayısı, pek çok durumda iplik kalitesi veya makinenin randımanı üzerinde olumsuz bir etki olmaksızın artırılabilir. Tekli tahrik teknolojisi sayesinde işletme parametrelerinden çoğu yüksek ekonomik verime göre ayarlanabilir. Bobin yapısında ağırlık ve hacim oranı iyileştirilebilir, bu sayede lojistik maliyetlerinde kayda değer tasarruflar sağlanabilir. İplikhaneler ayrıca müşterilerinin takip eden tekstil süreçlerinin işlemlerindeki kalite ve ekonomik verim beklentilerine isabetli olarak yanıt verebilir.

Thomas Arter, “Müşterilerimizin çoğu Autocoro 8’in potansiyelini daha da zorlayabiliyor. E3 atılımımızla müşterilerimize, yenilikçi teknolojilerimizden sonuna kadar yararlanmaları konusunda yardımcı oluyoruz. Ama bu yalnızca Autocoro müşterilerimiz için geçerli olmakla kalmıyor. E3: Energy, Economy, Ergonomy – bu sözümüz ürün serilerimizin hepsi için geçerlidir”, diyor.

Posted in News In Turkish

“e-save” programının sayısız faydası

Oerlikon Sentetik Elyaf Departmanında, müşteri ve çalışanları arasındaki iş birliğinin temel prensibi sürdürülebilirliğe dayanmaktadır. Oerlikon Barmag ve Oerlikon Neumag markaları ile şirket sentetikler için filament iplik üretim makineleri, tekstüre makineleri, BCF’ler, kesik elyaftan iplik üretim ve dokunmamış kumaş sistemleri alanında pazar lideridir. Bu röportajda Pazarlama, Kurumsal İlişkiler ve Halkla İlişkilerden sorumlu Başkan Yardımcısı André Wissenberg, Oerlikon Sentetik Elyaf Departmanınında geliştirilen gelecek odaklı ürünler ve uygulamalarının çok yönlü boyutlarını tanıtmaktadır.  

Bay Wissenberg, Oerlikon Sentetik Elyaf Departmanın kurumsal yapısı için sürdürülebilirlik konusu ne kadar önemlidir? 

Sürdürülebilirlik her zaman Oerlikon Sentetik Elyaf Departmanı için büyük önem taşımıştır. 2.500 çalışanımız tarafından geliştirilen yeni ürünler ve müşteri çözümlerinin yanı sıra üretim ve montaj yapmak, satış ve servisler her zaman kaynakları ve çalışanları koruma bilinciyle birlikte yapılmıştır. Bu nedenle diğer yeniliklerin yanı sıra 2004′te “e-save” programını geliştirdik. Ayrıca yıllar boyunca “Sağlık, Korunma ve Çevre” konusundaki girişimlerimizi arttırdık.”

Kendini sürdürülebilir bir şirket olarak tanımlayan kuruluşunuzdan çalışanlar neler kazandı? 

Sürdürülebilirlik üç alanla bağlantılıdır; ekonomi, çevre ve toplum. Biz müşterilerimiz ve tabi ki çalışanlarımız içinde bu üç alanda sürekli olarak gelişmeler yapmaktayız. Üretimde, örneğin son yıllarda tüm üretim hatlarına uygun olan Oerlikon Operasyonel Mükemmeliyet programını geliştirdik.  Remscheid’de yeni geliştirilen Tek-parça Akış Konsepti, yeni WINGS POY 1800 üretim hattına ve çapraz atma bobin üretimine  entegre edildi. Bu sadece üretim kapasitesini %15 arttırmamızı sağlamadı aynı zamanda çalışanlara daha ergonomik bir ortam oluşturdu. Ayrıca enerji tüketimini azaltmakta mümkün oldu. Daha sonra bu deneyimimizi Almanya, Çin, Hindistan ve ABD’deki sahalarımızda da uyguladık. Aynı zamanda güvenlik ve sağlık konularında da oldukça aktifiz. Çalışanlarımız yaşa uyumlu çalışma ortamı iyileştirmesinden yararlanabilir. Dinlenme odaları tekrar tasarlandı ve kantinde servis edilen yemek kalitesi artırıldı.”

Oerlikon Sentetik Elyaflar Departmanının araştırma ve geliştirmeye yönelik finansal kaynakları ve insan kaynakları nelerdir?   

Oerlikon Grubunun tamamı öncü teknoloji konumunu güçlendirmek için yeniliklere devamlı olarak yatırım yapmaktadır. Geçen yıllara göre 2014′de Araştırma ve Geliştirme’deki  artış %19,8 ve 121 milyon CHF’dir. Bu miktar toplam cironun % 4′dür. Somut olarak,  Ar-Ge çalışmaları 108 yeni patentle sonuçlanmıştır. Oerlikon Barmag ve Oerlikon Neumag markaları ile şirket sentetikler için filament iplik üretim makineleri, tekstüre makineleri, BCF’ler, kesik elyaftan iplik üretim ve tüm tekstil sektörüne çözümler sunan dokunmamış kumaş sistemleri konusunda pazar lideridir. Müşterilerimize her zaman son teknolojiyi sağlamaktayız. ARGE’ye harcanan yıllık 30 milyon CHF, 200′den fazla mühendis ve neredeyse 1.200 patent ile sentetik elyaf endüstrisindeki öncü yenilikçi pozisyonumuzu yıllardır geliştirerek devam ettirmekteyiz

Müşterileriniz sürdürülebilir teknolojiler ve her iki markanında kayda değer enerji korunumu için ödemeye hazır mı ?

Evet, çünkü bizim çözümlerimiz müşterilerin rekabet etme gücünü arttırmaktadır ve ilk bakışta maliyetleri daha düşük görünen diğer çözümlere göre yatırımlarından daha çabuk geri dönüş almalarını sağlamaktadır. Orta ve uzun dönemde, müşterilerimiz yarar sağlama ve kalite konusunda bizim teknolojimizle birlikte daha başarılı olmaktadır. “

“e-save” felsefesinin ve dört kolunun altında ne var? 

Oerlikon Sentetik Elyaflar Departmanı, ileriye dönük gelişmelerde ve yakın iş ilişkileri kurmada önemli yere sahip olan kurumsal anlayışa dayanmaktadır. Mükemmel performans, yenilikçi kapasite, bütünlük ve takım ruhu, günlük çalışmamızın şekillendirdiği değerlerdir. “e-save” felsefemizin sabit genişlemesi ile sabit değer artışını ve yüksek derecede yenilikçi çözümlerle sentetik elyaf endüstrisindeki gelişmeleri takip etmekteyiz. Endüstrimizde dünya çapında uzmanız. Bu sentetik elyaf üretim teknolojilerinin her alanında 90 yıldan fazladır edindiğimiz tecrübe sayesindedir.  Bugün, tüm yenilikler, “e-save” nin dört kolu olan “enerji, ekonomi, çevre ve ergonomi” ye bağlı olarak geliştirilmektedir. Bizim tarafımızdan geliştirilen ürünler ve teknolojiler,  müşterilerimizin pazardaki sürdürülebilirlik başarılarını korumayı sağlar.”

Tekstil üretimindeki enerji korunumunun kapsamı Oerlikon Sentetik Elyaf Departmanı’nın son teknoloji makineleri kullanılarak belirlenebilir mi? 

Sentetik elyaftan iplik üretimi için bulunan ürünler, sürdürülebilir ve ergonomik üretime önemli katkılarda bulunur. Size iki adet örnek verebilirim:  son WINGS (Bobin Sarıcıya Entegre EdilmişGodet Çözümü) bir ton POY üretimi başına düşen enerji tüketimini %40 azaltmaktadır ve 1990′larda üretilen makinelere kıyasla FDY (Tamamen Çekilmiş İplik) üretimindeki enerji kullanımını ise %55 azaltmaktadır. Bu nedenle son çözümlerimiz yüksek derecede enerji dostudur. Yeni teknolojilerimiz ayrıca bir diğer örnekte görüldüğü üzere verimliliği de arttırmaktadır: Son model WINGS FDY 32-uçlu iplik sarıcının bir önceki model ACW FDY 12-uçlu modele göre verimliliği 2,6 kat fazladır. Bu en fazla iplik ucu kullanımını ve üretimin optimizasyonunu sağlar. POY sarıcısındaki korunum potansiyeli de benzerdir.”

Oerlikon Sentetik Elyaf Departmanı, endüstriyel üretimin negatif etkilerini nasıl minimumda tutmayı sağlar? 

Endüstriyel üretim her zaman çevreyi etkileyecektir. Bu etkileri sürekli olarak minimumda tutarak yaşanabilecek bir gelecek oluşturma sorumluluğumuzu vurgulamaktayız., Remscheid, Neumünster ve Chemnitz’de yerleşik Almanya’daki tüm üretim sahalarımız DIN ISO 50000-1 sertifikalıdır. Bu demek oluyor ki bizim enerji tüketimini yılda %1,5 azaltan sıkı bir enerji yönetim programımız var. Santrifuj kullanarak işlenmiş metalden yağı geri dönüştürmek, yağları işlemek, atıkları geri dönüştürmek ve ısı dönüştürücü ile enerjiyi korumak bizim kaynaklarımızı sürdürülebilirlik konusunda nasıl yönettiğimize örneklerdir. Aynı şekilde bunları müşteri tarafına da uygulamaktayız: bunu kullanan tekstil ürünleri ve birleşenleri, makine ve sistem üreticisi, çevre ile ilişkili durumlar konusunda sorumluluk sahibidir. Son bilimsel ve teknik bulguları kullanarak negatif etkileri minimuma indirmeye yardım etmekteyiz. Diğer birçok şeyin yanında ürünlerimiz bunu üretim sırasında ham maddeleri olabildiğince en iyi seviyede kullanarak, emisyonu azaltarak, optimum seviyede enerji dengesi kurarak, gerekli alanı önemli ölçüde azaltarak yapmaktadır.  

Tekstil makineleri sektörü gelecekte Oerlikon Sentetik Elyaf Departmanından hangi yenilikleri beklemektedir? 

Bu yılın başlarında iki adet yeniliği pazara sürdük. Bunlardan biri yüksek verimlilik basınçlı hava kaynağı kullanımını %50′ye kadar azaltan RoTac³ döner karıştırma ünitesi ve diğeri WINGS POY ile birlikte Oerlikon Barmag ve üye kuruluşumuz BBE Engineeringile işbirliği içinde geliştirilen yeni VarioFil rPET. Ayrıca müşterilerimizin rekabet gücünü arttırmayı sağlayan müşteri çözümlerini sunmak için yeni teknolojiler ve servisler üzerinde çalışıyoruz.”

ITMA etkinliğinde yeni Oerlikon Barmag ve/veya Oerlikon Neumag tekstil makineleri ya da ekipmanları sunacak mısınız?

“ITMA Avrupa senesi birçok şirket endüstrinin öncü fuarında yapacağı tanıtımlara odaklanmaktadır. Bizimde yapacağımız gibi. Bu noktada, açıklayacağım şey şu ki Milano’da yeni filament iplik üretim çözümümüzü sunacağız.”

Tekstil makinelerinin market pazarı olan Çin’in yüksek teknolojili üretim endüstrisi geliştirme isteğiyle başa çıkma stratejiniz nedir? 

“Neredeyse teknolojinin her alanında oligopolistik olarak yapılanmış pazarlarda etkin bir şekilde çalışıyoruz ve örneğin filament iplik pazarında %50′nin üzerinde bir küresel pazar payına, BCF pazarında da % 80′ne yakın bir pazar payına sahibiz. Belirli Çinli rakiplerimizin gelişmelerini yakından takip ediyoruz. Devamlı patent sistemimiz ve rastladığımız ihlallerin uluslararası fikri mülkiyet departmanımız sayesinde titizlikle kovuşturulması uzmanlığımızı pekiştirmektedir. En önemli üretim prosesleri nispeten uzun süreler sabit kaldığından, rakibimiz, günümüzün yüksek teknoloji sahasına uygun ürünler sunan patentlerimiz altında değil tamamen yenilikçi çözümler üretmek zorundadır.”

Oerlikon Sentetik Elyaf Departmanının VDMA’nın “Blue Competence” sürdürülebilirlik girişimine katılmasını ne motive etmiştir?

“Endüstrimizde sürdürülebilirlik konusunda bir öncü olarak, “e-save” programımızı VDMA’nın 2011′de tanıttığı “Blue Competence” girişimi ile birleştirmek bizim için mantıklı olduğunu düşündük. Bu her iki taraf içinde sinerji doğuracaktır ve hep birlikte VDMA girişimini dünya genelinde pazarlayarakAlmanya’nın endüstriyel bir pazar olarak konumunu daha da güçlendirebiliriz.

 

Posted in News In Turkish

Monforts sürdürülebilir yeniliğe bağlılığını güçlendiriyor

Bundan yaklaşık 131 yıl önce 1884 yılında Kronprinzenstrasse, Mönchengladbach’da, August Monforts’un tekstil kumaşları için şardonlama makinesi ile fitilini ateşlediği Monforts ruhu, bugün tekstil terbiye makineleri alanında kurumsal bir yetkinliğe dönüşmüş durumda. Bu şardonlama makineleri A. Monforts Textilmaschinen’in günümüzün son teknoloji ürünü tekstil terbiye makinelerine ilham kaynağı oldu. Bugün, Mönchengladbach çoktan Monforts inovasyonları için bir düşünce havuzu durumuna dönüşmüş̧ durumdayken, Monforts bugün üretimlerini, ramöz, kontinü boyama, sanforlama ve kaplama hatlarının üretildiği St. Stefan, Avusturya ve başlıca 340 sm’ye kadar çalışma genişliğine sahip ramözlerin üretildiği Zhongshan, Çin olmak üzere iki ayrı üretim tesisinde sürdürüyor. Geleceğin tekstil terbiyesindeki teknolojik zorluklara geldiğinde, Monforts için sadece ilişkin rekabet avantajlarını alt alta sıralamak yeterli değildir. Monforts için, daha ilerisi için düşünmek aynı zamanda tekstil terbiye makineleri pazarını gerek ekonomik, gerekse de ekolojik yönden köklü bir şekilde değiştirecek yenilikçi teknolojiler ve konseptler geliştirmek anlamına gelmektedir. Yeni, son derece verimli, kaynak koruyucu teknolojiler ve oldukça düşük enerji tüketimine sahip çok amaçlı ürün gamları ile tekstil terbiye makinalarının en yenilikçi üreticilerinden biri olarak Monforts’un bugünkü lider konumunun altını çizmek gerekiyor. Monforts bugün sadece geleneksel tekstil terbiyesine bağlılığını ortaya koymakla kalmayıp, yaklaşık 4 yıl önce kendisini teknik tekstil terbiyesine de adadı ve bağlılığını bu alanda da bir inovasyon lideri olmaya doğru sürekli bir şekilde artırmaya devam ediyor.

A. Monforts Textilmaschinen GmbH’nın Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Klaus A. Heinrichs ve Teknik Tekstillerden Sorumlu İş Geliştirme Müdürü Jürgen Hanel ile Monforts Montex Allround, Monforts’un teknik tekstil terbiyesine yönelik başarılı çalışmaları, sürdürülebilir terbiyedeki trendler, Fong’s tarafından satın alınmalarının kurum kültürüne etkileri ve bocalayan pazarların Monforts’un faaliyetlerine etkisi üzerine kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik.

MONTEX ALLROUND BAŞARISINI KANITLADI

Henüz yakın zamanda pazara girmesine rağmen, Monforts Montex Allround modüler ve değiştirilebilir kaplama sistemi, teknik tekstil üreticileri arasında haklı bir şöhreti yakalamış durumda. Yakın zamanda Frankfurt’ta düzenlenen Techtextil’de de başarısını bir kez daha ispatladı.

Monforts Teknik Tekstiller Departmanı İş Geliştirme Müdürü Jürgen Hanel, “pazar yeni Monforts Allround yaklaşımımıza dört dörtlük bir yanıt verdi. Henüz ilk yılı içinde birkaç projeyi sonlandırmayı başardık ve yeni kurulumlarıyla ilk Allround makinelerinin teslimatını gerçekleştirebildik. Montex Allround’un kurulumundaki modülerlik ve esneklik bize firmamızı bu alanda rakiplerimizin önüne taşıyan yepyeni bir pazar yaklaşımı kazandırdı,” diyor. Monforts’un amacının tekstillerde inovasyon lideri olmak olduğunu hatırlatan Hanel, Allround sayesinde teknik tekstillerde de inovasyon lideri olacaklarının işaretini verdiğini belirtiyor. Pazarda standart diğer makinelerle mukayese kabul etmeyen Montex Allround’un avantajlarının sadece teknik tekstiller alanı ile sınırlı olmadığını da belirten Jürgen Hanel, “Denim, moda kaplamaları ve jersey benzeri esnek malzemeler için kaplama hatlarına yatırım yapmayı planlayan tekstil üreticileri, merkezleme cihazlarını ve kaplamaya yönelik kurulumlarını kolaylıkla değiştirerek, bir Monforts Allround makinesine yatırım yapmakla kesinlikle kazanç sağlayacaklardır,” diyor.

ITMA 2015’de MONFORTS

Monforts bir taraftan da 12-19 Kasım 2015 tarihleri arasında Milan, İtalya’da gerçekleştirilecek olan ve tekstil makinalarının olimpiyatları sayılan ITMA fuarına da tam gaz hazırlanıyor. ITMA’da 1000 metrekarenin üzerindeki stantlarında büyük bir gösteriye hazırlanan Monforts, çoğunlukla müşteri mülakatlarına dayanan kurum içi görüşmelerini çoktan tamamlayarak ITMA’da sunacağı sürdürülebilir yeniliklerini kamuoyuna açıkladı. Monforts’un bu ITMA’da sunacağı yenilikler arasında mevcut Montex kurulumlarına uygulanabilecek Eco Booster HRC, örgü kumaşlar için yeni Eco-Applicator versiyonu, Montex 8500 için yeni akıllı telefon uygulamaları, yatay kılavuzlu yeni ram zincirleri ve yüksek performans denime yönelik son teknoloji ürün gamları sivriliyor.

MONFORTS “SÜRDÜREBİLİR” TEKSTİL TERBİYESİNDE TRENDLERİ BELİRLİYOR

Enerji yönetimini uzun yıllardır birincil hedefleri arasında bulunduran ve kendilerini enerji-etkin ve kaynak koruma odaklı çözümlere yönelten Monforts’un VDMA’nın “Blue Competence” Girişimi’ne tekstil makineleri alanında katılım gösterme de ilk şirketlerden biri olmakta tereddüt etmedi. Bugün Monforts sadece geleneksel tekstillerin değil, aynı zamanda teknik tekstillerin terbiyesinde de trendleri belirliyor. Klaus Heinrichs, tekstil terbiyesinde trendin özünün “çevre dostu ekolojik terbiye” olduğuna dikkat çekiyor.

Terbiye proseslerinde söz konusu olan her bir aşamanın alışageldiği şekilde yapılıp yapılmamasının gerekliliğini ve bu aşamalarda maliyetlerin nasıl düşürebileceğinin tartışılmasını öne süren Hanel, “Bu belki uygulama metodunu değiştirerek, belki de kimyasalın konsantrasyonu değiştirerek başarılabilir. Fakat ikincisi bizim sağlayacağımız bir şey değil. Bu daha yüksek konsantre ürünler sağlayan kimyasal endüstrisinden geliyor. Dolayısıyla kimyasal endüstrisi de bu ürünlerin su muhteviyatını ve gereksinimini düşürdü. Sonuç olarak buharlaşacak daha az su, daha az enerji sarfiyatı anlamına geliyor. Bizde kimyasal üreticilerini destekliyoruz, çünkü bu ürünlerin uygulanmasında bazen zorluklar yaşanabiliyor,” diyor.

Sürdürülebilirlik konusunda karşılaştıkları en temel sorunun enerji tasarrufu problemleri, nihayetinde maliyet tasarrufu olduğuna dikkat çeken Jürgen Hanel, “Tüm dünyada enerji maliyetleri sürekli bir şekilde yükseliyor. Bir başka deyişle müşterilerimize yardımcı olmak için yapabileceğimiz en önemli şeyin, onların daha az enerji sarf eden bir makineye sahip olmalarına ikna etmek olduğuna inanıyorum,” diyor.

Günümüzde dünya genelindeki müşterilerinin atık hava temizliği konusunda da kayda değer bir bilinç kazandığını gördüklerini vurgulayan Klaus Heinrichs, geçmişte, ağırlıklı olarak Almanya, Avusturya, İsviçre gibi Orta Avrupa pazarlarında tartışılan temiz hava konularına günümüzde Güney Asya pazarlarının yanı sıra Çin’de de yükselen bir talep gördüklerini belirtiyor. Heinrichs, “müşteriler sürekli olarak bize atık hava temizliği, enerji sarfiyatının azaltılması yönünde taleplerini iletiyor. Monforts’da bu alandaki çözümleri ile müşterilerine daima yardımcı oluyor. Örneğin, tekstil terbiye proseslerindeki kimyasal uygulamalarında aşırı su kullanımının önüne geçen ve bu sayede aynı zamanda kurutma enerjisini düşürmeye de yardımcı olan Eco Applicator’u üretiyoruz,” diyor.

ÖRGÜ KUMAŞLARA YÖNELİK ECO APPLICATOR VERSİYONU

Monforts Eco-Applicator ile halihazırda ITMA 2015 Sürdürebilir Yenilik Ödülleri’nde Endüstri Mükemmeliyet Ödülü’nde üç finalistten biri olarak ilan edildi. Eco-Applicator likör uygulama prosesi azaltılmış kurutma kapasitesi gerektiren nano kaplama, su iticiliği, yumuşatıcılar, yanmazlık ve böcek-savarlık da dahil olmak üzere keçe terbiyeleri, kaplanmış materyaller ve medikal tekstilleri kapsayan geniş bir uygulama alanında dikkate değer enerji tasarrufu sağlıyor. Aynı zamanda Eco-Applicator’un örgü kumaşlara yönelik yeni versiyonu da ITMA’da görücüye çıkarılacak. Yeni Eco-Applicator kumaşın sadece tek bir tarafına ya da kumaşın her iki tarafına aynı likörü uygulayacak, kumaşın herhangi tarafına farklı likör uygulaması gerçekleştirebilecek ya da kumaşın tek bir tarafına birbiri ardı sıra iki farklı likörü uygulayabilecek şekilde tasarlandı.

MONFORTS FONG’S İLE DAHA GÜÇLÜ

Hong Kong kökenli Fong’s Industries şirketin hisselerinin tamamını Alman L. Possehl Co & GmbH’den aldığı Haziran 2012 Monforts tarihine kayda değer bir kilometre taşı olarak geçti. Aynı yıl içinde Çin’deki ikinci bir üretim tesisini hizmete açmaya başaran Monforts için, bu satın alma yeniliklerin hızını kesmekten ziyade yeni sahiplerinin sürekli desteği ve Fong’s ile aynı satış ağını kullanmasının yardımıyla bazı pazarlarda daha güçlü bir konuma gelmesini sağladı. Klaus Heinrichs, “Tersine bu satın almanın bir çok yönüyle Monforts’a olumlu yansımaları oldu. Her şeyin ötesinde şimdi tek bir kaynaktan komple tekstil hatları sunabiliyoruz. Bunun yanında, yeni sahiplerimizin desteği sayesinde, tamamen kendileri tarafından karşılanan 2,5 milyon avro’luk bir yatırım ile merkezimizin bulunduğu Mönchengladbach Almanya’da en son IT sistemleri ile donatılmış yepyeni bir teknoloji merkezini açmış bulunuyoruz. Dolayısı ile Monforts bir taraftan kendi işlerine yönelik sorumluğu noktasında özerkliğini korurken, öte yandan özellikle AR&GE faaliyetlerimize yönelik Fong’s Grubu’nun tam desteğini almaktadır,” vurgusunu yapıyor. Kendini daima tekstile adamış olan Monforts kesin bir şekilde bu satın almayı ileriki gelişmeler içinde çok olumlu bir adım olarak görüyor ve şirketin daha da büyümesi için böylesi bir sağlam arka plana sahip olduğundan dolayı memnun.

BOCALAYAN PAZARLARA KARŞI TÜRKİYE PAZARI

Son iki yıl boyunca, Suriye ve Rusya gibi çeşitli pazarlarda aynı zamanda tekstil üretimini de içeren imalat endüstrisi süregelmekte olan iç çatışmalardan büyük darbe alırken, bu ayrıca bu ülkelerdeki tekstil makine yatırımlarına da büyük bir darbe vurdu.

Monforts, önemli bir tekstil ülkesi olan Suriye pazarının durumundan derin üzüntü duymakla birlikte, tekstil üreticileri faaliyetlerini Suriye’den Mısır’a kaydırdığından ve Suriye’de kaybedilen işler bir dereceye kadar Mısır tarafından telafi edildiği için kısmen rahatlamış durumda. Öte yandan, Rusya pazarının, Türkiye ve diğer Güney Doğu Asya pazarları gibi kendisine özgü karakteristik bir tekstil pazarı olmadığını gördüklerinden dolayı, Monforts faaliyetlerine henüz bir olumsuz yansıması olmadı.

Klaus Heinrichs, “Sonuç olarak, biz geleneksel pazarlarımızı korumayı başardık. En önemli pazarlarımızdan Türkiye sürekli bir şekilde toparlanıyor ve gelişiyor,” savını öne sürüyor. Günümüzde Türkiye’de çok güçlü bir yerel rekabetle karşı karşıya olduklarını vurgulayan Heinrichs, bugün, on yıl önce pazarda olmayan bazı üreticilerin ortaya çıkmaya başladığına dikkat çekiyor. “Bundan dolayı kendimizi bu şirketlerle enerji verimliliği ve sürdürülebilir ve ileri teknoloji bakımından sürekli olarak rekabet etmek zorunda hissediyoruz. Monforts olarak kendimizi teknoloji ve inovasyonda lider olarak gördüğümüzden ötürü, Türkiye’de tekstil terbiye makineleri piyasasında görülen güçlü rekabete rağmen, şu ana kadar pazardaki rekabet üstünlüğünü korumayı başardık. Ulusal pazarlar için üretim gerçekleştiren bazı tekstil üreticileri yerel makine üreticilerine başvurabilmekle beraber, konu ihracat kalitesi, birinci sınıf markalar, kalite kontrolü, enerjinin ekonomik kullanımına geldiğinde Monforts önemli bir oyuncu konumunda. Bu sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada böyle…

Monforts’un bugün kaliteli, dayanıklı ve uzun ömürlü makineleri ile dünya çapında bir şöhrete sahip olduğuna dikkat çeken Heinrichs, makinelerin ve kimyasalların çevre standartlarına uygun kullanımına yönelik artan bilinçle de, Monforts’un geleceğe dönükte mükemmel bir konuma sahip olduğuna işaret ediyor. “Örneğin, Monforts ısı geri kazanım modülünü bir standart olarak sunan ilk firma olmuştur. Bundan on yıl önce Türk müşteriler ısı geri kazanım modüllerinin tekstil işlemediğini öne sürerek, bu modülleri almaya pek yanaşmıyorlardı. Fakat, şimdi genç nesillerin kaynakların sonsuz olmadığı yönündeki artan bilinçleriyle endüstri de bir değişim başladı. Enerji tasarrufu da bunun bir parçası ve herkesin bildiği üzere tekstil terbiyesi çok enerji harcayan bir süreçtir. İşte bundan dolayıdır ki Monforts için geleceğe dönük çok güzel bir görünüm olduğunu iddia edebilirim. Bu aynı zamanda bizim ITMA’ya yönelik planladığımız yeniliklerimize de yansıyacak. Ekonomi için daha fazlası, çevre için daha fazlası, atık hava temizliği, ısı geri kazanımı, enerji verimli makinalar, terbiye makinalarına yönelik en son yenilikler ve tabi ki Monforts’un kalite boyutları,” diyor Klaus Heinrichs.

Posted in News In Turkish

Sürdürebilir Yenilik Sanatında Ustalaşın

Her yıl 13 milyon hektar, diğer bir ifadeyle dakikada 36 futbol sahası büyüklüğünde, orman alanını yok ediyoruz. Aynı zamanda ormanların harap edilmesinden kaynaklanan doğal su kaynaklarının yolunun değişmesi milyonlarca dönüm tarım arazisini kaybetmemize yol açıyor.

Read the full story

Posted in News In Turkish

Sürdürülebilirlik ödülleri ITMA 2015’te açıklanıyor

Avrupalı Tekstil Makineleri Üreticileri Komitesi CEMATEX, ilk ITMA Sürdürülebilir Yenilik Ödülü için aday olan 30 katılımcının 6 finaliste indirildiğini duyurdu. 3 katılımcı ITMA Endüstri Mükemmelliği Ödülü için yarışırken kalan üç katılımcı ITMA Araştırma ve Yenilikçilik Mükemmelliği Ödülü için yarışıyor.

Read the full story

Posted in News In Turkish

Brückner, ITMA’da sürdürülebilir çözümler sunacak 

Sürdürülebilir, etkin ve yetkin danışmanlık servisleri: BRÜCKNER ITMA 2015’e işte bu minvalde katılıyor. Tekstil, teknik tekstil, dokunmamış kumaş ve yer döşemelerinin kaplama ve terbiyesisektöründe makine ve ürettim hattı sistemleri için çoğu durumda müşteri isteğine göre özel çözümler üreten dünya pazar ve teknoloji lideri, yıllardır edindiği tecrübeler, yenilikçi bakış açısı, akılcı fikirleri ve teknolojik açıdan önemli ölçüde yetkin uzmanlığı sayesinde yıllardan beri etkin bir danışmanlık sunuyor. Yıllardır süregelen yoğun araştırmalar ve geliştirmeler, tekstiller, dokunmamış kumaşlar, kaplanmış dokunma Sürdürülebilirlik BRÜCKNER için enerji optimizasyonu yapılmış tekstil terbiye makineleri, yüksek kaliteli ürünler ve “Alman malı” gelişmiş teknoloji anlamına gelmektedir. BRÜCKNER daha iyi ürünler için yeni fikirler, detaylı ve kapsamlı beklentiler ve enerji tüketimini iyileştirmek adına müşteri tarafına yetkin servis sağlamaktadır ve örme kumaşlara yönelik bir çok yeni hat ve makine bileşeni ile sonuçlandı.

YENİ ECOLINE RAMÖZ JENERASYONU 

BRÜCKNER, Milano’da daha öncekilere göre benzersiz özelliklerle donatılmış yeni ECOLINE makine konseptini ilk kez tanıtacak. Yeni ECOLINE konseptinin mükemmel özellikleri ilk yarıdaki hava akış bölgesi ve entegre edilmiş ısı iyileştirme ünitesidir. Bu termal enerjinin korunumunu ve üretim artışını sağlayacaktırKurutucu da kullanılan kendini kanıtlamış dalgalı ve split akışlı hava sirkülasyon sistemi optimum sıcaklık dağılımı sağlamaktadır. Var olan tüm ısıtma sistemleri (direct gaz, indirect gaz, termal yağ ve buhar) ile çalıştırabilir. Dokuma ve örme kumaşların neredeyse her türü bu makinede işlem görebilir. 

YENİ GELİŞTİRİLMİŞ BRÜCKNER ECO-COAT MİNİMUM UYGULAMA ÜNİTESİ

Uygulama teknoloji alanında BRÜCKNER, minimum emdirme uygulamaları için yeni gelişme sunuyor. Yüzey işlevselleştirici kimyasallar, uygulama yapılan her metrede yaklaşık olarak sadece 2,5 litre sıvı rezervuarıyla uygulama yapmaktadır. Rezervuar tamamen kullanılabilir ve böylelikle kimyasal hiç israf edilmemiş olur. Emdirme tek tarafa yapılabildiği gibi çift taraflı da yapılabilmektedir.  Az uygulama miktarları ile kurutma ve iyileştirme gibi işlemler sırasında az miktarda su buharlaştırılır ve açıkça görülmektedir ki bu kurutucunun enerji tüketimi açısından pozitif bir etkidir. 

ÇİFT SANFOR HATTI İÇİN YENİ BRÜCKNER KONSEPTİ

BRÜCKNER’in İtalyan şirket KLOPMAN INTERNATIONAL SRL ile birlikte ürettiği çift sanfor hattı için yeni konsept üretim kapasitesi, çekme değerleri ve uygulama yapılacak kumaş tipleri açısından en yüksek beklentileri bile karşılamaktadır. Bu hattın özellikleri keçe kalenderinin önüne konulmuş iki adet art arda yerleştirilmiş lastik kemerli çekme makinesidir. İlk çekme makinesi sayesinde kumaş ikinciye hali hazırda çekmiş ve optimum nem değerlerine sahip olarak gelir. İkinci adımda kumaş büyük oranda çeker ve mükemmel dokuya ulaşır. Bu BRÜCKNER gelişimi yüksek kaliteli ürünleri tek geçişte 100m/dk hızla bitirmeyi sağlar. 

BRÜCKNER ASİSTAN SİSTEMİ SAYESİNDE ÜRETKENLİKTE KAZANIM

Tekstil ramözünün üretkenliği ve enerji verimliliği sadece hattın teknik tasarımından değil aynı zamanda yüksek dereceli kurulum süreç parametrelerinden ve uzman operatörlerden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle BRÜCKNER operatörün ramözü olabildiğince etkin ve enerji koruyucu  bir şekilde kullanabilmesi için bir yazılım geliştirdi. Bu yazılımın kalbi, bitirilecek kumaş tiplerine göre oluşturulan makine parametreleri ile ilgili edinilen tecrübeleri barındıran veri tabanıdır. Gerçekte kullanılan makine parametreleri, atığı, enerji korunum potansiyelini ve istenilen zamanda kullanılacak faal olmayan rezerve kapasitelerini tanımlamak için istenilen reçetelerle karşılaştırılabilir. Aynı zamanda sistem kirletme gibi durumlarda ürün çıktısını azaltıp enerji tüketimini arttırarak koşulları denetler. Ayrıca bakım için önerilerde bulunur. Bu yeni gelişmenin odağı performansı arttırmak ve atığı azaltmaktır. 

VAROLAN MAKİNELERİNİZ VE HATLARINIZI GELECEĞE UYGUN HALE GETİRİN

Birçok yeniliğin ve gelişmenin yanı sıra BRÜCKNER varolan hatların değiştirilmesi ve modernleştirilmesi için birçok yüksek teknolojili çözüm sunacak. Üretim kapasitesindeki artış müşteri için her zaman yeni bir makineye yatırım yapma anlamına gelmemektedir. BRÜCKNER’in yeni hatları ve modernleştirme işlemi ile en yüksek üretkenliğe ve performansa sahip olacağınıza güvenebilirsiniz! Bu üretim için pratiği yapılmış bir sürdürülebiliriliktir. Brückner, müşterilerine enerji korunumlu ve sürdürülebilir operasyon veya geliştirme ile ilgili fikirlerini ve konseptlerini açıklayacak.

Posted in News In Turkish